Türkiye'nin diplomasi arenasındaki yoğun trafiği

Yeni yılın gelişi, Türkiye'deki diplomasi trafiğinin artmasına neden oldu. Kısa bir zaman dilimi içerisinde, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletin kademelerinde pek çok uluslararası misafir ağırlanırken, ülkelerarası ilişkilerin geliştirilmesi hedefiyle görüşmeler bu dönemde artış gösterdi.

PAYLAŞ
Türkiye'nin diplomasi arenasındaki yoğun trafiği
Yeni yılın gelişi, Türkiye'deki diplomasi trafiğinin artmasına neden oldu. Kısa bir zaman dilimi içerisinde, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletin kademelerinde pek çok uluslararası misafir ağırlanırken, ülkelerarası ilişkilerin geliştirilmesi hedefiyle görüşmeler bu dönemde artış gösterdi.
Haber Markaj - Haber Markaj

Kovid-19, dünyadaki uluslararası dengelerde pek çok değişime neden oldu. Özellikle yeni yılın girişiyle uluslararası ilişkilerde yaşanan hızlı değişime en çabuk adapte olan ülke Türkiye oldu.

Pandemiye rağmen uluslararası ilişkilerdeki ikili diyaloglarını daha da sıkılaştıran Türkiye, bu dönem içerisinde pek çok ülke temsilcisini ağırladı. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliğini diplomasiyle destekleyen Türkiye, küresel dengelerde oynayacağı etkin rolü, sahip olduğu yumuşak gücünü her alanda hissettiriyor.

AFRİKA'DA TÜRKİYE'NİN AĞIRLIĞI ARTTI

Türkiye'nin son dönemde etkinliğinin arttığı bölgelerden biri olan Afrika'da bu yıl yine Türkiye'nin yılı olacak. Özellikle sömürgeci zihniyetten uzak, kazan-kazan ilkesine dayalı anlaşmalarla ülkelere yaklaşan Ankara, bu yıl da Afrika'nın pek çok ülkesini ağırlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ocak ayında Afrika’dan iki kritik ülkenin liderini İstanbul’da ağırlaması diplomatik atağın göstergesi oldu. Erdoğan, mevkidaşları Gine Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo ve Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall ile İstanbul’da Vahdettin Köşkünde bir araya geldi. Türkiye'nin Afrika ataklarının 6-7 Şubat’ta Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleşecek 34. Afrika Birliği zirvesinden önce gelmesi, Türkiye’nin son yıllarda siyasi, ekonomik ve sosyal ilişkilerini güçlendirdiği bu bölgeye verdiği önemin göstergesi oldu.

İNGİLTERE İLE YAKIN İLİŞKİLER

Türkiye açısından en önemli temaslardan biri de İngiltere ile yapılan ikili diyalog oldu. Özellikle Brexit sonrasında Avrupa'da arayışa giren İngiltere'yle, sürecin en başından bu yana yakın bir ilişki ortamının oluşturulması, Türkiye'nin Brexit süreci sonrasında da kazanan ülkeler arasında olmasına zemin sağlıyor.

Türkiye ile İngiltere arasında Ocak ayında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmasının ardından iki ülke, dış politika, güvenlik ve savunma sanayi alanlarında da karşılıklı pozitif mesajlar veriyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun önceki gün, İngiliz mevkidaşı Dominic Raab ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi de özellikle Akdeniz ve Kıbrıs meselesinde diplomasi trafiğinin hızlandığı bir dönemde oldukça değerli bir hamle oldu.

Bunun yanı sıra Kıbrıs’ta garantör olan iki ülkenin dışişleri bakanlarının telefon görüşmesinin de bu çerçevede pozitif geçtiği belirtildi.

ALMANYA TEMASLARI

Avrupa Birliği’nin lokomotif ülkesi Almanya’yla da karşılıklı ziyaretlerin ve görüşmelerin temposunda artış görülmekte. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Ocak ayında gerçekleşen sürpriz Ankara ziyaretinden kısa süre sonra Savunma Bakanı Hulusi Akar Berlin’e bu hafta başında sürpriz bir çıkarma yaptı. Bakan Akar, Alman mevkidaşına başta İnsansız Hava Araçları (İHA) teknolojisi olmak üzere birçok alanda işbirliği yapılabileceğini belirtti. Akar’ın “Önümüzdeki günlerde bu görüşmeye bağlı olarak özellikle savunma ve güvenlik konularında bazı somut adımların atılacağını değerlendiriyorum” sözleri de görüşmenin pozitif geçtiğini belirten bir işaret oldu. Bu ziyaret trafiği arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da iktidarın büyük ortağı CDU’nun yeni Genel Başkanı Armin Laschet ile kapsamlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

KÖRFEZ'İN GÖZÜ TÜRKİYE'DE

Türkiye iyi olan ilişkilerini kuvvetlendirmek için attığı adımlar ile diplomatik zeminde adından çokça bahsettirirken, yapıcı ilişkiler inşa etmeye çalışarak düşman değil; dost elde etmeye çalıştığının mesajlarını açık açık yansıttı. Bu durum Körfez'de yaşanan gerilimin soğumasına ve hatta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin gibi ülkelerin Türkiye ile yakınlaşmaya çalışmalarına yol açtı.

Türkiye ile ilişkilerini güçlendirmek için görüşmeler gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Özellikle Katar ile ilişkilerin normalleştirilmesinden ticaret ve güvenlik alanlarında Türkiye ile daha iyi ilişkiler için gizli ve açık görüşmeler gerçekleştirdiği öne sürülüyor. Amerika merkezli Bloomberg’de yer alan habere göre iki Körfez ülkesini bölgede ticaret ve güvenliğe fayda sağlayabilecek adımlar atarak Türkiye ile ilişkileri geliştirmek istiyor.

BÖLGESEL GÖRÜŞMELER

Türkiye, bölgesel güçlerle de ilişkilerini sürdürüyor. Bu çerçevede Türkiye, Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Avustralya’dan oluşan 18’inci Kıtalararası Ekonomik İşbirliği (MIKTA) Dışişleri Bakanları zirvesinde, MIKTA’nın çok taraflı diplomasinin de önemli platformlarından biri olduğuna Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu dikkat çekti. Öte yandan, Çavuşoğlu’nun İrlanda ve Norveç gibi ülkelerle yaptığı görüşmeler de, son bir haftadaki diplomasi temposunun gözden kaçırılmaması gereken gelişmeleri oldu.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN